Türklerin Genetik Tarihi ve Orta Asya’nın Genetik Yapısı

Bu yazımızda, Orta Asya, Kafkasya ve Batı Asya Türklerinde genel olarak görülen Y-DNA haplogrupları alfabetik sıraya göre verilmiştir. Türki halklarda çoğunlukla görülen Y-DNA haplogrupları ve oranları yazımız ekinde yer almaktadır. Haplogruplara paralel olarak binlerce yıl zarfında otozomal genlerin mutasyona uğramasıyla farklı gen bileşenleri oluşmuş ve insanların fiziksel görünümünde bazı değişiklikler olmuştur. Otozomal bileşenler mukayese edildiğinde Türki halkların ortak genlere sahip olduğu görülmektedir. Ancak ortak otozomal genler her bir Türki toplulukta farklı oranlarda görülebilmektedir. Bu da fiziksel görünümde bir takım değişiklikleri ortaya çıkarmıştır. Y-DNA haplogrupları otozomal genlerden farklıdır. Aynı Y-DNA haplogrubuna sahip Türklerin bulundukları coğrafyaya göre farklı otozomal bileşenlere sahip oldukları da bilinmektedir. Bu yüzden aynı Y-DNA haplogrubuna sahip Türkler dahi otozomal genlerindeki farklı oranlar nedeniyle farklı fiziksel özellikler taşımaktadır.

Aşağıdaki listede Türki halklarda bulunan Y-DNA haplogrupları ve alt dallarının, yurtdışı Türki topluluklardaki oranlarına yer verilmiştir. Alfabetik sıraya göredir.

C haplogrubu:
Kazaklar %36 [1], Karakalpaklar %22.7 [3], Kırgızlar %8.9 [2], Hakaslar %5.7 [4], Uygurlar %4.3 [5]

C haplogrubu, Kazaklar, Moğollar ve Tunguzlarda yüksek oranlarda görülmesi nedeniyle Kuzey Doğu Asya özelliği olarak adlandırılmaktadır. Ancak dünyanın farklı bölgelerinde de çok eski mutasyonları mevcuttur. C haplogrubunun Batı/Güney/Kuzey Türklerinde çok az görülmesi, bu haplogrubun Moğol istilası ile Türkler arasında yayıldığına işaret edebilir. Ancak C haplogrubunun bazı alt grupları çok daha eski zamanlarda Ön Türkler arasında yer almış olabilir. Bu haplogrup Oğuzlarda yaygın değildir. 


E haplogrubu:
Çuvaşlar %14 [6], Kazan Tatarları %5.7 [6], Kazaklar %2[1], Özbekler %1.5[1]

E haplogrubu, Ural-Volga bölgesinde yaşayan Türki halklarda yaklaşık %14’e varan oranlarda görülmektedir. Aslında bu oran azımsanamayacak kadar fazladır. Türklerde E haplogrubunun çok eski zamanlarda Ön Türkler arasında yer aldığı Ural-Volga örneklerinden açıkça anlaşılmaktadır. Özellikle E-V13’ün Doğu Avrupa’dan yayıldığı düşünülmektedir. E1b’nin milattan öncesine ait antik dna örnekleri Türkmenistan’daki sit alanlarında da bulunmuştur. Türkiye’de ve Balkanlar’da Türklerde görülen bir haplogruptur. 

F haplogrubu: Kazaklar %4.8 [2], Sarı Uygurlar %6.2 [2]

45.000 yaşındaki F haplogrubu, G, I, J, K, L, M, N, O, P, Q, R, S, T temel haplogruplarının atasıdır. Bazı makalelerde F grubundan söz edilse de bunların yetersiz veri nedeniyle F olarak sınıflandırılmış olması ihtimali vardır.[25]

G haplogrubu:
Kazaklar %10 [1], Kazan Tatarları %7.6 [6], Özbekler %3.9 [9]

G haplogrubu temelde G1 ve G2 şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Kazaklar (özellikle Orta Cüz kabilelerinden Argunlar)’da en fazla G1 görülürken, Kuzey Kafkasya çevresinde, Orta Asya ve Güney Orta Asya’da G2a’nın alt dalları mevcuttur. Kazakistan’da Tatarlar ve Nogaylarda G2a daha yüksek oranlarda görülmektedir. Avrupalı Macarlarda ve Kazakistan’nın yerlisi Madjar boyunda G1 haplogrubu aynı 12 STR değerlerine sahiptir. Haber et al ve Cristofaro et al çalışmalarına göre Afganistanlı Türkmenler ve Hazaralarda G2a ‘nın P303 dalı mevcuttur. G1 ve G2, Oğuz Türklerinde de görülen bir haplogruptur.


H Haplogrubu: Uygurlar %8[2], Türkmenler %6 [3], Özbekler %3.1[9]

Güney Asya’da daha yoğun bulunan H haplogrubu, belirli oranlarda Orta Asya Türklerinde de bulunmaktadır. Hindistan’da daha yaygın olan bu haplogrubun, bir araştırmada özellikle Uygur Türklerinde %8 oranında görülmesi dikkat çekicidir.

I1 haplogrubu:
Kazan Tatarları %11.3 [6], Tuymaznsky Tatarları %8 [6], Çuvaşlar %7 [6], Gagauzlar %4 [7]

I1 haplogrubu, Kuzey Avrupa’da en çok %37 ile İsveç, %31.6 ile Norveç, %29 ile İzlanda, %28 ile Finlandiya’da görülüyor. Bu haplogrup, Kuzeye yakın Türklerde görülmekle birlikte Orta Asya’da da cüz’i miktarda bulunmaktadır. 


I2 haplogrubu:
Gagauzlar %20 [7],  %4.7 Çuvaşlar [6], %1.9 Kazan Tatarları [6], %4 Tuymaznsky Tatarları [6]

I2 haplogrubu, %55.5 ile en fazla Bosna Hersek’te, %26 oranında Romanya’da görülmekte ve Balkanlarda ağırlıkta olan bir haplogruptur. Gagauzlarda ve Balkan Türklerinde yaygın bir haplogruptur. I2a, Orta Asya’da Kazaklarda ve Tatarlarda görülen bir haplogruptur.


J1 haplogrubu:
Azerbaycan Türkleri %15.2 [8], Özbekler %2,3 [9], Çuvaşlar %2.3 [6], Tuymaznsky Tatarları %2 [6], Kazaklar %2 [1], Gagauzlar %2 [7]

30.000 yaşında olan J1 haplogrubu, her ne kadar Barı Asya ve Kafkasya’da daha fazla görülen bir haplogrup olsa da Orta Asya’da ve Türki topluluklarda mevcuttur. Yapılan son antik DNA çalışmalarında Türkmenistan’da M.Ö. 5000 ve 2000 yılları arasına tarihlendirilen J1 örnekler bulunmuştur. J1 haplogrubunun alt dalları konusunda henüz çalışmalar yeterli değildir. J1 haplogrubu geniş bir alana yayılmış olmakla birlikte yurtdışı akraba Türklerde belirli oranlarda görülmektedir. J1, özellikle Oğuz grubu Türklerde, Tatarlar, Nogaylar ve Kafkasyalı Türklerde görülmektedir. Türklerde ve Kafkasyalılarda görülen J1 alt dalları, Semitik topluluklarda görülen J1 alt dallarından genel olarak farklıdır. 


J2 haplogrubu:
 Uygurlar %34[2], Özbekler %30.4[2, Doğu Türkistan], Azerbaycan Türkleri %30.6[20], Karay Türkleri %30[19],  Hazaralar %26.6[22], Kumuklar %25[21], Balkarlar %24[10], Litvanya Tatarları %18.9[23], Türkmenler %17[11], Özbekler %16[9], Kazan Tatarları %15.1[6], Çuvaşlar %14[6], Nogaylar %10.4[21], Kazaklar %7[1]

J2 haplogrubu, yaklaşık 30.000 yıl önce ortaya çıkmıştır. Yapılan son antik DNA çalışmalarında, en eski J2 örneği İran-Türkmenistan sınırına yakın Hazar denizinin güneydoğusunda Gürgen yakınlarında bulunmuştur. Diğer bir eski örnek ise Kafkasya’dadır. Ayrıca Orta Kazakistan, Kuzey Altaylar, Türkmenistan ve Özbekistan’da da antik J2 örnekleri bulunmuşur. Orta Asya’dan Avrupa’ya kadar geniş bir alanda farklı oranlarda seyretmektedir. Genel olarak Kafkasya, Batı Asya, Orta Asya, Güney Asya, Doğu Avrupa, Avrupa geneli ve Balkanlarda görülmektedir. J2, temel olarak J2a ve J2b şeklinde iki kola ayrılır. Türkler çoğunlukla J2a içerisinde yer almaktadır; ancak J2b de Türklerde mevcuttur. J2b’nin de batıda bulunmayan bazı nadir snp’leri  son zamanlarda Özbeklerde tespit edilmiştir. Yine J2a’nın çok nadir bazı dallarına Uygurlarda ve Oğuzlarda rastlanmıştır. Doğu Türkistan Uygurlarında %34 oranında görülen J2 haplogrubu, Azerbaycan Türkleri, Türkiye Türkleri, Karaçay-Balkar Türkleri, Türkmenler, Özbekler, Tatarlar ve Hazaralarda önemli oranlarda görülür. Bununla birlikte J2b’ye de Ural-Volga Tatarlarında ve Özbeklerde rastlanmaktadır
. Geniş bir coğrafyada Türki halkların hemen hepsinde farklı oranlarda görülen J2’nin alt dallarına Türkî topluluklarda rastlanmaktadır. J2, Oğuz grubu Türklerde ve Uygurlarda en fazla görülen haplogruptur. Altayların kuzeyinde Demir Çağı dönemine ait iki Türk kurganında J2 örnekleri bulunmuştur. Bu iki J2 örneğinden biri alt dal olarak günümüz Uygur Türklerinde de görülmektedir.

K haplogrubu: Uygurlar %18 [2]

K haplogrubu da F haplogrubunun alt kollarından birini oluşturmaktadır. K haplogrubu aynı zamanda L, M, N, O, P, R, S, T haplogruplarının atasıdır. Shout et al’ın çalışmasına göre Uygurlarda J2’den sonra en fazla K görülür. Ancak yetersiz veri nedeniyle tespit edilemeyen bazı ydna verileri K grubu altında sınıflandıtılmış olabilir.

L haplogrubu: Afşarlar %57 [12], Özbekler %9,5 [9], Tuymaznsky Tatarları %4 [6]

L haplogrubu da Orta Asya’da Türkçe konuşan halklarda belirli oranlarda görülmektedir. Bu haplogrup aynı zamanda Tatarlarda da mevcuttur. Gökçümen’in Avşarlar üzerinde yaptığı çalışmada %57 oranında L haplogrubu çıkması Türklerin Orta Asya’dan gelirken bu haplogrubu da Küçük Asya’ya taşıdıklarına işaret etmektedir. L haplogrubu, güneyden kuzeye Türklerde görülen bir haplogruptur. 

N haplogrubu:
Kazan Tatarları %28.3 [6], Çuvaşlar %27.9 [6], Kuzey Altaylılar %10 [13], Kazaklar %8 [1], Özbekler %3,9 [9]

N haplogrubu da Ön Türkler arasında yer almış bir haplogruptur. Türkiye’de Oğuz Türklerinde makul oranlarda görülen bir haplogrup olduğu gözlemlenmektedir. Bu da Oğuzların Ön Asya’ya gelirken N haplogrubunu da getirdiğini göstermektedir. N haplogrubunun özelliği Kuzey Avrupa ve Kuzey Asya’da yoğun görülmesidir. Tipik olarak Kuzey Avrasya özelliği taşıyan N haplogrubu, özellikle Kuzey Sibiryalı ve İskandinavyalı halklarda görülmektedir.  Ural kökenli Nenetlerde %97.3, Hantilerde %76.6, Finlandiyalılarda %61.5, Litvanyalılarda %42, Eskimo kökenli Yupiklerde %50.6 oranlarında görülmektedir. Kuzey kutbuna yaklaştıkça yoğunlaşan N haplogrubu, özellikle Yakutlar gibi Kuzeyli Türklerde önemli oranlarda görülmektedir. Orta Asyalı Türklerde N haplogrubu %1 ila %10 arasında seyretmektedir. Bu haplogruba Türkiye’de özellikle Oğuz grubu Türklerde rastlanmaktadır.  


O haplogrubu:
 Uygurlar %10.5 [14], Güney Altaylılar %10 [13], Kazaklar %5 [1]

O haplogrubu genel olarak Güney Doğu Asya özelliği taşımaktadır. Nitekim en fazla Çin, Japonya, Kore, Filipinler, Tayland gibi ülkelerde görülmektedir. Ancak önemli miktarda Kazaklarda da bulunmaktadır. O haplogrubu Orta Asya’da  Kazaklarda ve Uygurlarda bulunan bir haplogruptur. Nadiren Batı Asya Türklerinde de görülmektedir.


Q haplogrubu:
 Türkmenler %33,8 [9], Özbekler %9,5 [9], Uygurlar %3 [16], Kırgızlar %2.2, Kazaklar %2 [1]

Q haplogrubu, Kuzey ve Güney Amerika yerlilerinde %100’e varan oranlarda görülmektedir. Avrupa ülkelerinde ise %0.5 ila %2.5 oranlarında görülmektedir. Orta Asya Türklerinde Q haplogrubu %1 ila %10 arasında görülmektedir. Ancak Q haplogrubunun Q1a1b (M25) dalı genel olarak Türkmenistan’daki bazı Türkmen boylarında yüksek oranlarda görülür. Q1a1a1 (M120) dalı ise Moğollar arasında belirginleşen diğer bir daldır. Yine bu haplogrup antik DNA örneği (Q1a) olarak Demir Çağı Altaylarda karşımıza çıkmaktadır. Tunguzlarda %4.2 oranında, Ural grubu Selkuplarda %66.4 [15] oranında görülürken, Sibirya’da yaşayan Dene-Yenisey dil ailesine bağlı Ketlerde %93.7 [15] oranında görülmektedir. Ancak bu haplogrup da Kuzeyli Türklerde belirli oranlarda görülmektedir. Ayrıca Kafkasya Türklerinde de görülen bir gruptur.


R1a haplogrubu: 
Kırgızlar %63.5 [11], Özbekler %27 [9], Kazan Tatarları %20 [6], Gagavuzlar %19 [7], Kazaklar %15 [1], Türkmenler %7 [11]

R1a haplogrubu Asya’dan Avrupa’ya geniş bir alanda görülür. Türki halklarda en fazla Kırgızlarda görülmektedir. Bu haplogrubu Türki toplulukların birçoğunda makul oranlarda görmek mümkündür. R1a, özellikle Kırgızlarda yüksek oranlarda görülen bir haplogruptur. R1a bir bakıma Kıpçak Türklerinde (Kazak/Kırgız/Altaylı) yoğun görülen bir Y-DNA haplogrubudur. Bu haplogrupun bazı dalları da Avrupalılarda çok yaygın görülür. Ayrı bir yazımızda R1a’nın Türklerde görülen alt kollarına değinilecektir. R1a haplogrubunun antik dna örneklerini Orta Asya, Sibirya gibi Türklerin geçmişte göç ettikleri veya yaşadıkları çeşitli bölgelerde görmek mümkündür. 


R1b haplogrubu:
Başkurtlar %43 [6], Tuymaznsky Tatarları %16 [6], Gagavuzlar %12.5, Özbekler %11,1 [9], Kazaklar %7 [1]

R1b haplogrubu Avrasya genelinde görülmesinin yanısıra, Tuymaznsky Tatarlarında ve Başkurtlarda yaygın bir haplogroup olup, Batı Avrupa’da da yoğun görülmektedir. Türki topluluklar içerisinde en fazla Başkurtlarda görülmektedir. R1b haplogrubu da bazı Türki topluluklarda dikkate değer oranlarda görülen bir haplogruptur. Bu haplogrubun L23 dalı Orta Asya’nın güneyindeki Türki halklarda ve Türkiye Türklerinde de belirli oranlarda görülmektedir. R1b’nin antik dna örnekleri Orta Asya’da ve Güney Sibirya genelinde mevcuttur.

R2 haplogrubu: Özbekler %3,1 [9]

R2, Güney Asya’da daha yüksek oranda görülse de Orta Asya Türk halklarında da görülmektedir.

T haplogrubu: Özbekler %1,5 [9]

T haplogrubu Asya, Avrupa ve Afrika’da düşük oranlarda görülen bir haplogrup olmakla birlikte Türklerde de düşük oranda görülen bir haplogruptur. 

Türklerin Anadolu’ya ilk gelişleri Malazgirt sonrası değildir.  M.S. 4.yüzyılda Hunlar, daha sonra Sabarlar ve Abbasi ordusundaki Türk kökenli askerlerin, hatta Bizans ordusundaki Peçenek ve Kumanların Anadolu’ya yerleştikleri bilinmektedir. 11. ve 12. yüzyıllarda veya daha öncesinde Batı Asya (Orta Doğu)’ya yapılan göçler sırasında Türkler yukarıda bahsi geçen haplogrupları da beraberinde getirmişlerdir.

İlhan Cengiz, www.haplogruplar.com

Y-DNA haplogrup dağılımlarına zamanla yenileri eklenecektir. Mevcut çalışmalardan elde edilen bazı grafikler:

turkiye-ydna-haplogruplari Uygurlar haplogruplar genetik

özbekler genetik haplogruplar
iran-turkleri-azeriler-ydna-haplogruplari
tuymazinsky-tatarlari-ydna-haplogruplari
kazan-tatarlari-ydna-haplogruplari
kazaklar-ydna-haplogruplari
cuvaslar-ydna-haplogruplari
afganistan-ozbekleri-ydna-haplogruplari

KAYNAKLAR:
[1] KZ DNA Project, FTDNA
[2] Shou et al. 2010, Y-Chromosome distributions among populations in Northwest China identyfiy significant contribution from Central Asian pastoralists and lesser influence of western Eurasians. (List). Samplings.
[3] Wells, Spencer et al 2001, The Eurasian Heartland: A continental perspective on Y-chromosome diversity
[4] Miroslava Derenko et al 2005, Contrasting patterns of Y-chromosome variation in South Siberian populations from Baikal and Altai-Sayan regions
[5] Xue, Yali et al 2006 Male demography in East Asia: a north-south contrast in human population expansion times
[6] Trofimov, the variability of mitochondrial DNA and Y-DNA in populations of Volga-Ural region, 03.02.07, P.111, Institute of Biochemistry & Genetics, Russia
[7] Eupedia, Distribution of European Y-chromosome DNA (Y-DNA) haplogroups by country in percentage
[8] Di Giacomo, F.; Luca, F.; Popa, L. O.; Akar, N.; Anagnou, N.; Banyko, J.; Brdicka, R.; Barbujani, G. et al. (2004). “Y chromosomal haplogroup J as a signature of the post-neolithic colonization of Europe”. Human Genetics 115 (5): 357–371. PMID 15322918
[9] Julie Di Cristifaro, Afghan Hindu Kush: Where Eurasian Sub-Continent Gene Flows Converge, See Table S5.
[10] Battaglia, Vincenza; Fornarino, Simona; Al-Zahery, Nadia; Olivieri, Anna; Pala, Maria; Myres, Natalie M; King, Roy J; Rootsi, Siiri et al. (2008). “Y-chromosomal evidence of the cultural diffusion of agriculture in southeast Europe”.European Journal of Human Genetics 17 (6): 820–30.
[11] Wells RS, Yuldasheva N, Ruzibakiev R, Underhill PA, Evseeva I, et al. (2001) The Eurasian heartland: a continental perspective on Y-chromosome diversity. Proc Natl Acad Sci U S A 98: 10244-10249.
[12] Omer Gokcumen, “Ethnohistorical and genetic survey of four Central Anatolian settlements” (January 1, 2008)
[13] Khar’kov, VN; Stepanov, VA; Medvedeva, OF; Spiridonova, MG; Voevoda, MI; Tadinova, VN; Puzyrev, VP (2007). “Gene pool differences between Northern and Southern Altaians inferred from the data on Y-chromosomal haplogroups”. Genetika 43(5): 675–87.
[14] Michael F Hammer et al 2005, Dual origins of the Japanese: common ground for hunter-gatherer and farmer Y chromosomes Journal of Human Genetics (2006) 51, 47–58; doi:10.1007/s10038-005-0322-0
[15] Tambets, Kristiina et al 2004, The Western and Eastern Roots of the Saami—the Story of Genetic “Outliers” Told by Mitochondrial DNA and Y Chromosomes
[16] Michael F Hammer et al 2005, Dual origins of the Japanese: common ground for hunter-gatherer and farmer Y chromosomes Journal of Human Genetics (2006) 51, 47–58; doi:10.1007/s10038-005-0322-0
[17] Y-DNA Haplogroup F and Its Subclades, 2015
[18] Cinnioğlu C, King R, Kivisild T, Kalfoğlu E, Atasoy S, Cavalleri GL et al. (January 2004). “Excavating Y-chromosome haplotype strata in Anatolia”. Proc Natl Acad Sci U S A. 114 (2): 127–48. doi:10.1007/s00439-003-1031-4. PMID 14586639.
[19] Brook, Kevin A. (2014), The Genetics of Crimean Karaites, Karadeniz Araştırmaları, N: 42, p.69-84
[20] Nasidze et al., (2004)Mitochondrial DNA and Y-Chromosome Variation in the Caucasus
[21] Yunusbayev, Bayazit et al 2006, Genetic Structure of Dagestan Populations: A Study of 11 Alu Insertion Polymorphisms
[22] PLoS One. 2012; 7(3): e34288. Published online Mar 28, 2012. doi:10.1371/journal.pone.0034288 Afghanistan’s Ethnic Groups Share a Y-Chromosomal Heritage Structured by Historical Events, Note:J2a=16.6%, and J2a5=10%. The total J2 is 26.6%. See Table.
[23] Lithuanian Tatars Nobility Project, FTDNA, 37 samples in groups have been retrieved for the pie chart, 12.01.2015.
[24] Dulik, Matthew C. et al 2011, Y-Chromosome Variation in Altaian Kazakhs Reveals a Common Paternal Gene Pool for Kazakhs and the Influence of Mongolian Expansions
[25] Zhong et al, (2011) Extended Y Chromosome Investigation Suggests Postglacial Migrations of Modern Humans into East Asia via the Northern Route, Mol Biol Evol January 1, 2011 vol. 28 no. 1 717-727, See Tables.
[26] Balaresque et al (2015), Y-chromosome descent clusters and male differential reproductive success: young lineage expansions dominate Asian pastoral nomadic populations, Supplementary Table 2

Yazar adı ve sayfa adresi kaynak gösterilmek şartıyla ve yazıda herhangi bir değişiklik yapılmadan bu yazıyı yayabilirsiniz.

İlhan Cengiz Hakkında Kısa Bilgi

İlhan Cengiz, genetik (Y-DNA, mtDNA haplogrupları ve otozomal genler) hakkında araştırmacı yazar. Yazara ulaşmak için: https://www.facebook.com/turkgenetik

7 yorum - Türklerin Genetik Tarihi ve Orta Asya’nın Genetik Yapısı

  1. Alla aklingni daga ziyade kilsin canim karindasim!Sagol!Bize bu bilgiler ajilen kerekiyordu….

  2. Cok sagolun ilhan bey.Stanford university anadoluda yasayan halklarla ilgili genetik calisma yayinlanmisti.Orada orta asya turk geni %3 kusur gozukuyodu.Eger bu dogruysa anadoluda yasayanlarin cok azi kokensel olarak turk olmuyor mu?

  3. Mongol tip insanin orjinal tipi olmali. Zira mongollarin tipleri dunyanin her yerinde ayni. Down sendromlular. Mevcut yuz seklinin ardinda herkeste downsendromlu mongol tip yatmakta. Fransiz mongol ile rus mongol zenci mongol hep ayni gorunumde yuz tipi olarak. Yani orjinali mongol tip. Butun insanlar mongol tipten sekillenerek mevcut tipine donusmekte. Bilimsel terimler kullanmadan halk agzi bir yorum oldu . benim gibi dusunen var midir acaba.

  4. Faruk Ertunç // 11 Ocak 2019 at 2:12 pm // Cevapla

    Genetik Antropolog Spencer wels’in bilimsel araştırmalarında Rusya,tüm Avrupa,Asya’nın çoğunluk halkları,Amerikan yerlileri 45 bin sene öncesinde ki ; Kazak Türk’ü “Niyazov” un atasının neslinden olduğu tesbit edildi.Bilimcinin video kayıtlarında var.

  5. Avrupalılar Türk tarzı mezarları yani “KURGAN” ları hind Avrupa insanları olarak kendilerine maletmeye çalışıyorlarsa,sömürülerine yeni alanlar açmış oluyorlar demektir.Tüm kültürlerinin temeli ,Türk kültürüdür…Hind Avrupalı kavramı;Türklüğü kabüllenemeyenlerin ortaya ayıp,dünyaya kabul ettirmeye çalıştıkları bir tamamlanmamış projedir.Bunu yapmamaları,Türk olduklarını kabul ettikleri anlamını taşır…

  6. Traklar;İskit(Saka),Kimmer,Hun Türklerinin Trakya’daki temsilcileridir.Trakya en az m.ö. 10.000 seneden beri Türklerin yurdu anlamına gelir.Tüm Balkanlar’ı,Anadolu Trakya’sını,Ege ve şimdiki batı Akdeniz bölgesini kapsar.Bazı artniyetli ve hesaplı tarihçiler,bir kısım Trakların ölülerini yakmaları nedeniyle,onların Türk olmadıklarını ileri sürmeye kalkıyorlar…İstanbul’u onlar kurdu.Çünkü İstanbul’un kurulduğunda,onlardan başkası yoktu.Yunanlıların,İstanbul ile hiç alakaları yoktur…Romalılar,m.ö. 500 yıllarında İstanbul’u Traklardan yani Türklerden almışlar,atamız Fatih Sultan Mehmet ve Türkler de,onlardan yani Bizans olarak anılan Romalılardan İstanbul’u geri almışlardır…

Yorum yaz

Eposta adresiniz yalnızca editörler tarafından görülebilir. Yorumlar kontrol edildikten sonra yayımlanmaktadır. Küfür veya hakaret içeren yorumlar filtre nedeniyle otomatik silinir. Yorum sahiplerinin IP adresleri sunucuda kaydedilir. Bilimsel değeri olmayan veya ideolojik görüş içeren boş mesajlar yayımlanmaz.


*