Güney-Orta Asya’nın Genetik Yapısı

Orta Asya’nın güney kesiminde Afganistan’ın merkezi ile Pakistan’ın kuzeyi boyunca uzanan Hindukuş dağları ve çevresinde yaşayan Özbekler, Türkmenler, Hazaralar, Tacikler ve Peştunların genetik yapısını inceleyen Cristofaro ve ekibi, hazırladıkları bu akademik çalışmada elde ettikleri verileri aynı zamanda İran, Güney Azerbaycan, Kırgızistan, Moğolistan ve Pakistan ile karşılaştırmaktadırlar.[1] Bu genetik çalışmanın ehemmiyeti ise araştırmaya dahil edilen örneklerin çok sayıda y-str verisinin tespit edilmiş olması, oldukça kapsamlı bir araştırma olması ve mevzubahis etnik gruplarda görülen haplogrupların alt dalları hakkında bilgi sağlanmasıdır. Bu yazımızda ilgili makaleden elde ettiğimiz verilerden yola çıkarak bölgenin genetik çeşitliliği ve bölgede görülen haplogrupların alt dallarıyla ilgili bilgi vereceğiz.

Bu makale incelemesiyle aslında önemli bir hususa değinmek istiyoruz. Bilindiği üzere Türkiye’de bazı amatör kesimler tarafından hazırlanan genetik yazılarda Türki halklar tek bir haplogruba indirgenmeye çalışılmaktadır. Hatta bazı kimseler “Türkler Orta Asya’dan gelirken sadece C, N, Q haplogruplarını getirmiştir” gibi safsatalarla ortaya çıkmaktadır. Oysa ki Orta Asya ve çevresindeki genetik araştırmalar, Türki halklarda birden çok haplogrubun farklı oranlarda görüldüğünü bilimsel olarak kanıtlamaktadır. Bazı haplogruplar kimi Türki gruplarda daha yoğun görülse de Türki halklar çok sayıda haplogrup barındırmaktadır. Örneğin, Altayların kuzeyindeki Türki halklarda R1a ağırlıkta görülürken, Altayların batısında Kazaklarda C haplogrubu, Altayların güneyinde Uygurlarda J2 haplogrubu, Başkurtlarda R1b, Türkmenlerde Q haplogrubu, Sakalarda N haplogrubu ağırlıkta görülmekte, bunların yanısıra E, G1, G2, H, J1, L, O ve T gibi diğer haplogruplar da farklı oranlarda Türki halklarda görülmektedir. Örneğin bazı Türki boylarda belirli haplogrupların baskın olduğu da görülmektedir. Örneğin Kazakistan’da Madjar boyunda ve Argınlarda G1 haplogrubu daha baskın görülmektedir. Çin’deki Özbeklerde J2 haplogrubu daha baskın iken, Afganistan’daki Özbeklerde R1a daha baskındır. Bunun gibi çok sayıda örnek bulunmaktadır.

Her ne kadar Oğuzların Anadolu’ya 1071’den önce geldiklerini tamgalardan bilsek de 11. ve 13. yüzyıllarda veya daha öncesinde Oğuzların Anadolu, İran, Suriye ve Irak topraklarına gelirken hangi haplogrupları getirdiklerini bilemiyoruz. Bunun tespiti için çok sayıda Selçuklu büyüğünün ve askerlerinin mezarlarından DNA örneği alınarak Y-DNA, mtDNA ve otozomal tespiti yapılmalıdır. Günümüzde bile Orta Asya’daki Türki halklara bakıldığında hepsindeki baskın haplogrupların farklı olduğunu görmekteyiz. Bu bağlamda düşünecek olursak, Orta Asya’dan Batı Asya’ya göç eden Oğuz Türkleri de diğer Türki halklara nazaran daha farklı haplogrup oranlarına sahipti. Nitekim Oğuzlar, Gök Türklerin batı kanadını teşkil etmekte, Aral gölü çevresi ile Hazar Denizinin doğusundaki alanlarda Karluklara ve Hazarlara komşu olarak yaşamaktaydılar. Oğuz Türkleri ilgili alanda uzun yıllar yaşadıktan sonra Orta Doğu’ya göç etmişlerdir. Dolayısıyla Oğuz Türklerinin, diğer Türki halklardan Karluk grubunda yer alan Uygurlara ve Özbeklere daha yakın, Kıpçaklara ve Altaylılara biraz daha uzak bir genetik yapıya sahip oldukları tahmin edilebilir.

Şuan Türkiye, İran ve Irak’ta yaşayan Türklerde mevcut olan haplogrupların hepsi Orta Asyalı Türki halklarda da farklı oranlarla görülmektedir. Genetik bilimini ideolojik amaçlarla kullanan ve at gözlüğü takan kimi çevreler, Oğuzların sadece bir kaç haplogruptan müteşekkil olduğunu iddia etmekte, ancak ellerinde hiç bir bilimsel kanıt olmamasına rağmen bu iddialarını ısrarla savunmaktadırlar. Oysa ki her biri yirmi ila kırk bin yaşında olan haplogrupların hemen hepsi günümüzde birden çok millette görülmektedir. Yani ilk insandan beri göçler gerçekleşmiş ve ortaya çıkan haplogruplar da yine on binlerce sene önce birbiriyle karışarak çok sayıda dilin ve etnik grubun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Türkler gibi köklü bir millette dahi çok sayıda haplogrubun görülmesi yine on binlerce sene öncesine dayanmaktadır. O yüzden yirmi ilâ otuz bin senelik haplogrupları belirli ırklara atfetmek ve Türkleri çeşitli milletlerin karışımıymış gibi göstermek tamamen ideolojik çevrelerin işidir. Türklerde olduğu gibi bir çok millet de çok sayıda haplogruptan oluşmaktadır. Aşağıda incelemesini yaptığımız araştırmada da göreceksiniz ki Türkler Orta Asya’dan gelirken tek bir haplogrupla değil çok sayıda haplogrupla gelmişlerdir. Yani haplogrup çeşitliliği Anadolu’ya gelmeden önce de Türkler arasında mevcut idi.

Araştırmanın Kapsamı ve Yöntemi

Cristofaro ve arkadaşlarının yaptıkları bu araştırmada sadece haplogrup tespiti yapmakla kalınmamış, aynı zamanda haplogrupların alt dallarıyla ilgili tespit de yapılmaya çalışılmıştır. Bu yüzden haplogrup ve alt dallarının tespiti için çok sayıda marker araştırmaya dahil edilmiştir.

Araştırma kapsamında laboratuvarda test edilen marker göstergeleri genel olarak şunlardır: DYS385, DYS385a, DYS385b, DYS388, DYS389, DYS389a, DYS389B, DYS390, DYS391, DYS392, DYS393, DYS394/19, DYS426, DYS437, DYS438, DYS439, DYS441, DYS442, DYS444, DYS445, DYS446, DYS447, DYS448, DYS449, DYS452, DYS454, DYS455, DYS456, DYS458, DYS459, DYS459a, DYS459b, DYS460, DYS462, DYS463, DYS464, GGAAT1B07, YCAII, YCAIIa, YCAIIb, YGATAA10, YGATAC4/Y_DYS635, YGATAH4

Bu çalışma neticesinde Orta Asya’nın güneyinde ve Güney Asya’nın kuzeyinde görülen Y-DNA haplogrupları: C, D, E, F, G, H, I, J, L, N, O, Q, R, T şeklinde listelenmektedir.

Araştırmaya Dahil Edilen Etnik Gruplar 

Bu araştırmaya toplamda 5 ülke ve yaklaşık 20 etnik grup dahil edilmiştir. Araştırmaya dahil edilen ülkeler: Afganistan, Pakistan, Kırgızistan, Moğolistan ve İran’dır. Araştırmaya dahil edilen etnik gruplar: Hazaralar, Peştunlar, Tacikler, Türkmenler, Özbekler, Güney Azerbaycan Türkleri, İranlılar, Makraniler, Sindhiler, Brohlar, Beluçlar, Patanlar, Kalaşlar, Hunzalar (Buruşolar), Makraniler, Kırgızlar, Uygurlar, Dunganlar ve Moğollardır.

Araştırmaya dahil edilen bölgeleri ve etnik grupları genel olarak gösteren bir harita hazırladık.

arastirmaya-dahil-edilen-bolgeler-harita

C Haplogrubu ve Alt Dallarının Dağılımı 

C haplogrubu ve alt dalları en fazla Moğol ve Tunguz grubu halklarda görülmekle birlikte, bu haplogrup kısmen Avrupa, Amerika ve Avustralya’da da görülmektedir. Araştırmaya dahil edilen bölgelerde C haplogrubunun tespit edilen dalları şunlardır: M356 (C1b1a1), M532/M386/L1373 (C2b), M546 (C2b1c), M401 (C2b1c1), M86 (C2b1b1) ve M407 (C2e1a1a). C haplogrubu özellikle Moğollar, Hazaralar, Tacikler ve Kırgızlarda görülmektedir. Aynı zamanda %4 gibi düşük bir oranla Özbeklerde de mevcuttur.

M532/M386/L1373 (C2b)’nin tespit edilemeyen alt dallarını Moğollar, Kırgızlar, Tacikler ve Hazaralarda görmek mümkündür.

M86 (C2b1b1) dalı ise sadece Moğolistan’da ve Kırgızistan’da görülmektedir.

M401 (C2b1c1) özellikle Moğollar, Hazaralar ve Kırgızlarda yoğun görülen bir daldır. Özbeklerde %4 oranında görülen C haplogrubunun varyasyonu da M401’dir.

M407 (C2e1a1a) dalı araştırmaya dahil edilen bölgeler içerisinde sadece Moğolistan’da görülmüştür. Bu araştırmaya dahil edilmese de M407’nin Kazaklarda da az miktarda görüldüğü bilinmektedir.

Güney Asya’ya mensup olduğu düşünülen C1b1a1 (M356) dalına Pakistan’da Brahularda rastlanmıştır. Bu dal Moğollarda görülmez. Nitekim aynı dala paralel olan C1b2b (M347) dalı da Avustralyalılarda görülmektedir.

C haplogrubunun Orta ve Güney Asya’da görülen dalları genel olarak C2b’ye mensuptur. C2b haplogrubunun alt dalları, Orta Asya’da Kazaklar, Kırgızlar, Tacikler ve Hazaralarda yaygın görülür. Bu haplogrup, Oğuzlar, Özbekler, Uygurlar ve Türkmenlerde pek fazla görülmez. Ancak C2b’nin de Orta Asya’da ön Türkleri oluşturan haplogruplar arasında yer aldığı düşünülebilir.

D Haplogrubu ve Alt Dallarının Dağılımı 

Cristofaro ve arkadaşlarının Orta Asya’daki araştırmasında D haplogrubuna sadece Dunganlarda ve Moğollarda rastlanmıştır. Neredeyse tüm kolları Japonya’da görülen D1b (M55), Moğollar ve Dunganlarda görülmemektedir. Moğollar ve Dunganlarda görülen D haplogrubunun dalı D1a’dır. D1a haplogrubu (M15), özellikle Moğol istilasıyla bir miktar Orta Asya’ya da gelmiştir. Ancak Türki gruplarda yok denecek kadar az olan D haplogrubu, özellikle Japonlarda %30, Tibetlilerde %50’yi aşan oranlarda görülmektedir.[6]

E Haplogrubu ve Alt Dallarının Dağılımı 

E haplogrubu da araştırmaya dahil edilen etnik gruplardan yaklaşık 10 etnik grupta görülmektedir. E haplogrubunun görüldüğü başlıca etnik gruplar: Hazaralar, Türkmenler, Özbekler, Tacikler, Horasanlılar, İranlılar, Kırgızlar, Azeriler, Beluçlar ve Makrani(Siddi)’ler…

E haplogrubunun Orta Asya’da görülen alt dalları şunlardır: Eski adıyla E3b olarak bilinen M215 (E1b1b) ve alt dalları, M78 (E1b1b1a1), M81 (E1b1b1b1a), M34 (E1b1b1b2a1), M35 (E1b1b1a1b1a3),  U175 (E1b1a1a1d), V13 (E1b1b1a1b1a) ve V22 (E1b1b1a1b2)…

M34, Hazaralar, Özbekler, Türkmenler, Horasanlılar ve İranlılarda mevcuttur. M35 de Türkmenlerde mevcuttur.

M81, Kırgızlarda görülmüştür. M78 İranlılarda, U175, Makranilerde, V13 ise Türkmen, Tacik, Azeri ve Horasanlılarda görülmüştür. V22 ise Beluçlar ve İranlılarda yaygındır.

Cristofaro ve arkadaşlarının Güney-Orta Asya’da yaptıkları bu kapsamlı genetik çalışma bizlere Orta Asya’da E haplogrubunun mevcudiyetini göstermektedir.

G Haplogrubu ve Alt Dallarının Dağılımı 

G haplogrubu araştırmaya dahil edilen etnik grupların hemen hepsinde görülmektedir. Bu bağlamda G haplogrubu, araştırmaya dahil edilen Afganistan, Pakistan, Kırgızistan, Moğolistan ve İran’da görülmektedir.

Daha ayrıntılı inceleyecek olursak G1 (M285), Güneydoğu Moğolistan’da Moğollar, Afganistan’da Tacikler ve Peştunlarda, İran’da Güney Azerbaycan Türkleri ve diğer İrani etnik gruplarda mevcuttur.

G2a (P15), Afganistan Özbekleri, Peştunlar ve Hazarlarda, Pakistanlı Brahularda, Güney Azerbaycan Türkleri ile İranlılarda görülmektedir. Alt dallara fazla inilemediği için veya üst dallarda yer alan minör dallara mensup oldukları için çok sayıda örnek, P15 (G2a) şeklinde sınıflandırılmıştır.

G2a1 (P16) dalına Kırgızistan’ın doğusunda Kırgızlarda rastlanmıştır.

L645, PF3296 ve L14 gibi dalları içeren G2a2b1 (M406) dalının, Afganistan, Pakistan ve İran’da mevcut olduğu görülmüştür.

L140 ve L1266 gibi dalları da içeren G2a2b2a (P303) dalı oldukça yaygın bir şekilde araştırma bölgelerinde tespit edilen diğer bir daldır. Genel olarak görüldüğü etnik gruplar, Özbekler, Türkmenler, Hazaralar, Kırgızlar, Tacikler, Kalaşlar ve İranlılardır.

Diğer bir yaygın alt dal ise G2b1 (M377)’dir. Bu dal da Peştunlarda ağırlıkta olmakla birlikte Uygurlar, Hunzalar ve Taciklerde de mevcuttur. Ancak bu dala İranlılarda rastlanmamıştır.

G1 ve G2 haplogruplarının ve alt dallarının bir çok varyasyon ile İran ve Hindukuş Dağlarından Moğolistan’a kadar çeşitli etnik gruplarda mevcut olması bu haplogrubun Orta ve Güney Asya bölgelerinde çok eski çağlardan beri mevcut olduğuna işaret etmektedir. Bu bağlamda G haplogrubunun da ön Türkler arasında yer aldığı düşünülmelidir.

H Haplogrubu ve Alt Dallarının Dağılımı 

H haplogrubu, F’den en erken ayrılan dallardan biridir. H haplogrubunun M52, M69, M82 dalları mevcut çalışmaya göre Orta ve Güney Asyalılarda mevcuttur.

H1 (M69) ve H1a (M52), Brahular, Beluçlar, Dunganlar, Hazaralar, Peştunlar, Tacikler, Türkmenler ve İranlılarda mevcuttur. Diğer gruplara nazaran Afganistanlı Hazaralarda daha yüksek oranda görülmektedir.

H1a1 (M82) dalı, Tacikler, Özbekler, Hunzalar, Peştunlar, Kalaşlar ve Kırgızlarda görülmektedir.

I Haplogrubu ve Alt Dallarının Dağılımı 

Bu bölgede I1 haplogrubuna bu araştırmada rastlanmasa da I2 haplogrubunun I2a2a (M223), I2a1b (M423) ve I2a2 (M436) dalları mevcuttur. Bilindiği üzere I2a1 haplogrubu en fazla Balkanlarda görülmektedir. Ancak az miktarda da olsa bu bölgedeki etnik gruplarda da mevcuttur. 

Bu çalışmaya dahil edilen etnik gruplardan Moğollar, Tacikler, Hazaralar, Horasanlılar ve İranlılarda, I2’nin alt dalları görülmektedir. Moğol ve Taciklerde görülen dal, I2a2 (M436)’dır. Yine bu dalın bir alt dalı veya devamı olan I2a2a (M223) dalı ise Afganistan, İran ve Horasan civarında mevcuttur. I2a1b (M423) dalı ise Taciklerde görülmüştür.

I2a2a (M223), 12.600 yaşındadır.  I2a1b (M423) ise 18.500 yaşındaki bir daldır. Araştırmada bulunan I2a örnekleri bu bölgeye çok daha eski zamanlarda da gelmiş olabilirler. Bu bölgedeki I2 örneklerin ne zamandan beri burada olduklarını hesaplamak için SNP ya da BigY testleri gerekmektedir ki Balkanlardaki gruplardan kaç bin sene önce ayrıldığı tespit edilebilsin. Üstün körü hesaplar ve tahminlere dayalı sonuçlar bilimsel olmaktan çıkar. Ancak birden çok etnik grupta ve bir kaç varyasyonla mevcut olması I2’nin bu bölgedeki mevcudiyetini çok daha eski zamanlara dayandırabilir. Bu bölgedeki I2’nin daha alt dalları tespit edilirse yaş tahmininde bulunmak mümkün olacaktır. Sonuç olarak I2a1 ve I2a2’nin dalları eskiden beri ve günümüzde Orta ve Güney Asya’da mevcuttur. Dolayısıyla 750 ilâ 1000 yıl önce Orta Asya’dan ayrılan Oğuzlar bu haplogrubu da getirmiş olabilirler.

J1 Haplogrubu ve Alt Dallarının Dağılımı 

Makale ve ekinde verilen bilgilerde J1 haplogrubunun alt dallarıyla ilgili ayrıntı verilmese de y-str değerleri incelendiğinde J1 haplogrubunun çeşitli varyasyonlarda Orta ve Güney Asya’da mevcut olduğu görülmektedir. Araştırmaya dahil edilen Orta Asyalı Türki gruplarda J1 haplogrubunun J1a2b ve alt dallarının mevcut olduğu görülmektedir. Bununla birlikte İrani gruplar başta olmak üzere bazı etnik gruplarda ise J1’in tespit edilemeyen farklı dalları da mevcuttur. Bu bağlamda Türki halklarla İrani halklarda görülen J1 haplogrubunun varyasyonları farklıdır.

Genel olarak, J1 haplogrubu ve alt dalları, araştırmaya dahil edilen etnik gruplardan Kırgızlar, Tacikler, Özbekler, Türkmenler, Sindhiler, Beluçlar, Moğollar, Azerbaycanlılar ve İranlılarda belirli oranlarda görülmektedir. Bu çalışmada J1 haplogrubu, İran’ın Horasan, Güney Azerbaycan, İsfahan, Gilan, Mazenderan ve güney bölgelerinde, Afganistan’ın araştırmaya dahil edilen Belh ve Cüzcan vilayetlerinde, Kırgızistan’ın kuzeybatı bölgesinde, Pakistan’da Sindhiler ve Beluçlarda, Moğolistan’ın kuzeybatı bölgesinde mevcuttur.[1]

Araştırmada sadece Page8/P58 (J1a2b) dalı tespit edilmiştir. P58 ve dalları, özellikle Türkmenlerde, ardından Özbekler, Tacikler, Moğollar, Kırgızlar, Horasanlılar, Güney Azerbaycanlılar, İranlılar, Beluçlar ve Peştunlarda görülmektedir. J1a2b (P58/Page8/PF4698) 14.500 yıl önce bir üst daldan ayrılmış ve 8800 yıl önce de çeşitli alt dalları oluşmuştur. Dolayısıyla J1 haplogrubunun bu bölgedeki varlığını 8000 yıl öncesine kadar dayandırmak mümkündür.

P58 olarak tespit edilen başlıca J1 örnekleri, ilk 12 marker y-str verileriyle birlikte (FTDNA sıralamasına göre) aşağıdaki tabloda sizlerle paylaşıyoruz. Araştırmada yaklaşık 40’tan fazla marker baz alınmıştır; 12 marker’a indirerek başlıca J1a2b örnekleri sizlerle paylaştık. Aşağıdaki tabloda DYS389B’yi DYS389ii’ye dönüştürmek için DYS389a ile DYS389B’yi toplamanız gerekir.

J1-Page8-samples

Araştırmada hemen her DNA örneğinin yaklaşık 40’tan fazla marker değeri belirlenerek haplogrupları ve alt dalları tespit edilmiştir. Araştırmacı arkadaşlara fikir vermesi açısından J1 olarak belirlenen ancak alt dalları tespit edilemeyen DNA örneklerinin ilk 12 marker’larını FTDNA sıralamasına göre aşağıdaki tabloda sizlerle paylaşıyoruz. Ayrıca aşağıdaki tablomuzda DYS389b, daha kolay anlaşılması için DYS389ii’ye çevrilmiştir.

J1-unclustered-markers

Bu çalışma, elde ettiği genetik verilerle Orta ve Güney Asya’da J1 haplogrubunun çeşitli etnik gruplardaki mevcudiyetini göstermektedir. Bu gruplara, Kırgız, Türkmen ve Özbekler gibi Türki gruplar da dahildir. J1 haplogrubunun Moğollarda dahi görülmesi dikkate değer bir husustur. Bu da J1 haplogrubuna mensup bazı alt dalların, ön Türklerin oluşumunda yer aldıklarına işaret etmektedir.

J2 Haplogrubu ve Alt Dallarının Dağılımı

Bu araştırmada J2 haplogrubunun J2a1* (L26), J2a1h (L24), J2a1b (M67), J2a1a (M47), J2a1b1 (M92), J2b (M12), J2b1 (M205), J2b2 (M241) dalları, araştırmaya dahil edilen çeşitli bölgelerde ve etnik gruplarda tespit edilmiştir. Bu bağlamda J2-M172, genel olarak araştırmaya dahil edilen etnik grupların hemen hepsinde bir çok varyasyon ile görülmektedir. Rusya’nın Altay bölgesinde Hunlarla aynı döneme rastlayan M.Ö. 1000 ilâ 700 arasına (Demir Çağ dönemi) tarihlendirilen iki farklı sit alanında J2 örnekleri bulundu.[7] Bu durum, J2 haplogrubunun Orta Asya’da çok eski çağlardan beri mevcut olduğunu göstermektedir. Şimdi sırayla J2’nin bu bölgedeki varyasyonlarına değinelim.

Elde edilen verilere göre J2’nin M67 dalı, araştırmaya dahil edilen ülkelerden Afganistan, İran, Kırgızistan ve Moğolistan’da görülmektedir. M67 örnekleri, Afganistan’da Cüzcan vilayetinde Özbeklerde ve Belh’de Taciklerde, İran’da ise Güney Azerbaycan, İsfahan, Gilan ve Horasan bölgelerinde, Moğolistan’ın kuzeybatısında ve Kırgızistan’ın doğu bölgesinde görülmektedir.[1] Aynı çalışmaya göre M67’nin alt dallarından olan M92 (J2a1b1), Güney Azerbaycan, Horasan, Afganistan Özbekleri ve Taciklerde görülmektedir.

Bilindiği üzere M67’nin en yüksek oranda görüldüğü bölge Kafkasya olarak bilinmektedir.[2] J2a1b olarak da bilinen M67 dalı, 14.400 yaşında olup çok sayıda alt dala sahiptir.[3] Yine 2014’te Macaristan’da yapılan bir çalışmada 3200 yıl öncesine tarihlendirilen ve J2a1*(M67’nin bir üst) dalına mensup olduğu tahmin edilen antik DNA örneği bulunmuştur. Bu bakımdan M67’yle ilgili en eski antik DNA örneğinin MÖ 1200 yılında Orta Avrupa’da mevcut olduğu görülmektedir.[4] Bu da M67’nin benzer şekilde çok eski zamanlarda yayıldığını ve diğer taraftan aynı tarihlerde Orta ve Güney Asya’da da mevcut olabileceğini göstermektedir. Ayrıca MÖ 1200 yılına tarihlendirilen antik J2-M67 örneği de bu haplogrubun Romalılardan çok daha önce Orta Avrupa’da mevcut olduğunu göstermektedir. Bu da M67 dalının dağılımını tümüyle Romalılara veya Fenikelilere bağlama çabasında olan bazı ideolojik çevrelerin hipotezleriyle ters düşmektedir. Tahminlerimize göre, gerek M67 gerekse L24 dalları, Ön Türkleri oluşturan topluluklar arasında çok daha eski zamanlarda yerini almıştır.

Cristofaro ve ekibinin çalışmasında en çok görülen J2a alt dalı ise eski adıyla M530 olarak da bilinen L24 (J2a1h) dalıdır. Bu çalışmada J2-L24, Afganistan’da özellikle Cüzcan, Belh, Sar-i Pol gibi vilayetlerde Özbekler, Hazaralar ve Taciklerde kesin olarak görülmektedir. Bununla birlikte J2’nin L24 dalına Moğolistan’ın kuzeybatı bölgesindeki Moğollarda ve İran’ın Horasan, Mazenderan, İsfahan ve Tahran bölgelerindeki halklarda da rastlanmıştır.[1] Bilindiği üzere L24 dalı, J2’nin doğu kanadını oluşturmaktadır. L24 ve alt dalı L25’in genel olarak görüldüğü bölgeler Güney Asya, Orta Asya ve Doğu Avrupa’dır. Buna ilave olarak Batı Asya’da da yaygın bir daldır. J2a1h adıyla da bilinen L24, 15.900 yaşında çok eski bir daldır.[5] L25’in önemli alt dalları CTS1192, L70, PF4888 ve F3133, yaklaşık 9200 yaşındadır. J2-L25’in dalları da bazı makalelerde verilen y-str verilerine göre Orta ve Güney Asya’da mevcuttur. Nitekim FTDNA verilerine göre de, J2 içerisindeki Timuriler ve Muğal(Babürlü) grupları L25 dalına mensuptur.

J2’nin diğer bir dalı olan  M322/M47 (J2a1a) de Afganistan’ın Sar-i Pol vilayetinde Özbeklerde, İran’da İsfahan, Güney Azerbaycan ve Mazenderan bölgelerinde mevcuttur.[1]

Bunlara ilave olarak J2’nin M410 (J2a) dalına mensup olduğu kesin olan ancak hangi alt dal (M67 veya L24) olduğu belirlenemeyen J2a örnekleri de Afganistan’da Türkmenler, Özbekler, Tacikler ve Peştunlarda; Kırgızistan’da Kırgızlar ve Uygurlarda; Moğolistan’ın kuzeybatı bölgesindeki yerel halklarda mevcuttur.[1]

Yine 18.200 yaşındaki L26 (J2a1) dalının minör veya majör dalları da bu çalışmayla Özbekler, Türkmenler, Hazaralar, Tacikler, Kırgızlar, Moğollar, Peştunlar, Beluçlar, Sindhiler, Kalaşlar ve İranlılar arasında tespit edilmiştir. Türkiye’de de birçok Horasan kökenli Türkmenin L26’nın minör ve majör dallarına mensup olduğunu FTDNA projesinden bilmekteyiz. Bu çalışma bize Orta Asyalı Türki halklarda L26’nın çeşitli dallarının görüldüğünü göstermektedir.

J2’nin temel dallarından biri olan M12 (J2b) dalı ise araştırmaya dahil edilen Tacikler, Türkmenler(Cüzcan), Özbekler(Sar-i Pol), Kırgızlar(M241), Kalaşlar(M241), Sindhiler(M241), Hunzalar(M241) ve İranlılarda(M205) düşük oranda da olsa görülmektedir. Daha önceki çalışmalarda J2b’nin Ural-Volga bölgesinde Tatarlarda görüldüğü bilinmektedir. Dolayısıyla Orta Asya’nın hem kuzey hem güney sınırlarında görülen J2b’nin az miktarda da olsa Orta Asya’da görüldüğü kanaatine varılabilir.

Bu araştırma, J2’nin temel kolları olan M410(J2a) ile M12 (J2b)’nin Orta Asya ve güney kesimlerinde görüldüğünü bize göstermektedir. Hatta Moğolistan’da bile L26, L24 ve M67 dalları düşük oranda da olsa mevcuttur. Yine J2a’nın alt dalları M67 (M92 dahil), M47 ve L24 dalları ile J2b’nin alt dalları M241 ve M205 Hindikuş Dağları ve çevresinde oldukça yüksek oranlarda mevcuttur.

J2’nin bir çok dalının Orta Asya’nın güney sınırlarını oluşturan Hindukuş Dağları ve çevresindeki komşu ülkelerde görülmesi dikkate değer bir durumdur. J2’nin bir çok dalının (veya varyasyonun) bu bölgede çok sayıda etnik grupta görülmesi bu bölgede çok eski çağlardan beri yer aldığına işaret etmektedir. Bu bağlamda J2 haplogrubu da ön Türklerin oluşumunda yer almıştır.

Belki okuyucularımızın ilgisini çekebilir düşüncesiyle Kuzeybatı Moğolistan’da görülen J2a örneklerinin 12 marker değerlerini aşağıdaki tabloda sizlerle paylaşıyoruz.

J2-samples-in-mongolia

Tabloda da görüldüğü üzere Moğolistan’da %3,1 oranında mevcut olan J2 haplogrubunun J2a1* (L26), J2a1h (L24) ve J2a1b (M67) dalları mevcuttur.

L Haplogrubu ve Alt Dallarının Dağılımı

L haplogrubunun en fazla görüldüğü bölge Güney Asya’dır. Bu araştırmaya göre L haplogrubu, Orta Asyalı halklarda da görülmektedir.

L (M11), L1a1 (M76/M27), L1a2 (M357) ve L1b (M317) gibi L haplogrubunun alt dalları araştırmaya dahil edilen etnik gruplarda mevcuttur. L haplogrubu az miktarda da olsa çok sayıda etnik grupta mevcuttur. B haplogrubu Orta ve Güney Asya çevresinde genel olarak Hazaralar, Tacikler, Özbekler, Kalaşlar, Hunzalar, Kırgızlar, Azeriler, Uygurlar, Sindhiler, Makraniler, Peştunlar, Dunganlar, Türkmenler ve İranlılarda görmek mümkündür.

L1a1 (M76), Türkmenler(Cüzcan), Hazaralar(Bamiyan, Belh), Özbekler(Cüzcan, Sar-ı Pol), Beluçlar, Makraniler, Kırgızlar, Peştunlar(Kunduz), Tacikler(Belh) ve İranlılar (İsfahan)’da görülmektedir. M76, diğer dallara göre daha yaygındır.

L1a2 (M357), Dunganlar, Kırgızlar, Peştunlar, Tacikler (Belh, Badahşan, Samangan), Özbekler (Belh, Cüzcan, Sar-ı Pol), Uygurlar (Kırgızistan), Azeriler (Güney Azerbaycan, İran), Brahular, Kalaşlar, Hunzalar, Sindhiler ve bazı İranlı halklarda mevcuttur.

L1b (M317), Peştunlar, Özbekler, Makraniler ve İranlılarda mevcuttur.

Bu araştırma verilerine göre L haplogrubunun iki ana dalı L1a ve L1b’nin alt dallarıyla birlikte Orta Asyalılarda mevcut olduğu görülmektedir.

N Haplogrubu ve Alt Dallarının Dağılımı

N, haplogrubu en fazla Sibirya’nın kuzeyindeki halklarda görülmektedir. Ancak Orta Asyalılarda da belirli oranlarda görüldüğü bilinmektedir. Bu araştırmaya göre N (M231) haplogrubunun N1c2b (P43) ve N1c1 (TAT) gibi alt dalları Orta Asya’da mevcuttur. N (M231), Kırgızlar, Tacikler ve Dunganlarda görülmektedir. N1c2b (P43), Özbek, Türkmen, Tacik ve Moğollarda görülmektedir. N1c1 (TAT), çoğunlukla Moğollarda görülmekle birlikte az miktarda Özbekler ve Taciklerde de görülmüştür. Bu bakımdan N1c1’in biraz daha kuzeye özgü olduğu, N1c2b dalının ise Orta Asya’ya doğru yaygınlık kazandığı görülmektedir. N haplogrubu da ön Türklerin oluşumunda Orta Asya’da yer alan haplogruplardandır.

O Haplogrubu ve Alt Dallarının Dağılımı

O haplogrubu bir çok varyasyonu ile bu bölgede diğer haplogruplara oranla düşük miktarda mevcuttur. O haplogrubunun araştırmaya dahil edilen etnik gruplarda görülen varyasyonları şunlardır: O3a1 (KL2), O3a2c1a (M117), O1a (M119), O3 (M122), O3a2c1 (M134), O (M175), O2b (M176), O2a1 (M95) ve O3a2 (P201).

Cristofaro ve arkadaşlarının yaptıkları genetik araştırmada;

O3a1 (KL2), Hazara, Tacik ve Özbeklerde,
O3a2c1a (M117), Moğol, Dungan ve Özbeklerde,
O1a (M119), Moğollarda,
O3 (M122), Moğol, Kırgız, Hazara ve Brahularda,
O3a2c1 (M134), Moğol, Kırgız, Türkmen, Uygur ve Hunzalarda,
O2b (M176), Moğollarda,
O2a1 (M95), Kırgızlarda,
O3a2 (P201), Peştunlar ve İranlılarda görülmektedir.

Q Haplogrubu ve Alt Dallarının Dağılımı

Cristofaro ve arkadaşlarının yaptıkları çalışmaya göre Q haplogrubu en fazla Cüzcan’daki Türkmenlerde görülmektedir. Bununla birlikte Q haplogrubu, Moğollar, Özbekler, Tacikler, Peştunlar, Makraniler, Sindhiler ve İranlılar(İsfahan, Mazenderan)’da görülmektedir.

Araştırmaya dahil edilen etnik gruplarda Q (M242) haplogrubunun mevcut varyasyonları şunlardır:  Q1a1a1 (M120), Q1a1b (M25), Q1a2 (M346), Q1b1 (M378).

Q1a1a1 (M120), sadece Moğollarda görülür.
Q1a1b (M25), genel olarak Türkmenlerde görülen daldır. Aynı zamanda İranlılar (İsfahan, Mazenderan) ve Özbekler (Cüzcan)’da da az miktarda mevcuttur.
Q1a2 (M346), en yaygın dallardan biridir. Özellikle Moğollar, Tacikler, İranlılar ve Özbeklerde yaygın bir daldır.
Q1b1 (M378), çok az miktarda görülen bu dala sadece Hazaralar ve Sindhilerde rastlanmıştır.

Q haplogrubunun da çeşitli varyasyonlarla Orta Asyalılarda görülmesi bu haplogrubun da ön Türkler arasında yer aldığına işaret etmektedir.

R1a Haplogrubu ve Alt Dallarının Dağılımı

R1a haplogrubunun R1a1 (SRY1532.2) ve R1a1a (M198) alt dalları araştırmaya dahil edilen etnik gruplarda görülmektedir. R1a1a (M198)’ın alt dallarıyla ilgili fazla derine inilmemiştir. Ancak R1a, Orta Asya’da en yoğun görülen haplogruplardan biridir. 

R1a1a (M198) oran olarak en fazla Kırgızlarda görülmektedir. R1a1a’nın yoğun veya orta dereceli olarak görüldüğü diğer halklar, Tacikler, Peştunlar, Hazaralar, Türkmenler, İranlılar, Kalaşlar, Sindhiler, Makraniler, Beluçlar, Brahular ve Özbeklerdir. R1a1a, araştırmaya dahil edilen Uygurlar, Hunzalar ve Azeriler gibi diğer halklarda da az miktarda görülmektedir.

Ancak bu araştırmaya dahil edilen Moğol örnekler içerisinde R1b haplogrubunun R1a haplogrubundan daha yüksek orana sahip olduğu görülmüştür.

Ayrı bir yazıyla R1a1a (M198)’in Orta Asyalı halklarda görülen alt dalları ayrıntılı olarak incelenecektir.

R1b Haplogrubu ve Alt Dallarının Dağılımı

Cristofaro ve arkadaşlarının yaptıkları çalışmada R1b (M343) haplogrubunun ilgili etnik gruplarda görülen varyasyonları: R1b1a2a (L23), R1b1a2a1a1 (U106), R1b1a2a1a2b (U152), R1b1a2 (M269), R1b1a2a1 (M412) ve R1b1a1 (M478/M73)’tür.

R1b’nin en fazla görülen dalı R1b1a2a (L23)’tür. Bu dala Moğollarda rastlanmamıştır. L23’ün görüldüğü etnik gruplar, Hazaralar, Dunganlar, Kırgızlar, Tacikler, Türkmenler, Özbekler, Azeriler, Beluçlar ve İranlılarda görülmüştür.

R1b1a2 (M269), pek fazla görülmese de Moğollarda, Hazaralarda ve İran’da İsfahanlılarda görülmüştür.

R1b1a2a1 (M412) dalı yalnızca Moğollarda görülmüştür.

R1b1a1 (M478/M73), Hazara, Özbek ve Moğollarda yoğun görülen bu dal, Türkmenler, Kırgızlar ve Özbeklerde de mevcuttur.

R1b1a2a1a1 (U106), İran’da Gilan’da; R1b1a2a1a2b (U152) ise İran’ın Horasan bölgesinde görülmüştür.

Bu araştırmadan elde edilen veriler, R1b haplogrubunun sadece Batı Avrupa’ya özgü olmadığını, aynı zamanda Orta ve Güney Asya bölgelerinde de mevcut olduğunu bizlere göstermekteir. R1b haplogrubunun da ön Türklerin oluşumunda yer aldıkları önemli bir husustur.

R2 Haplogrubu ve Alt Dallarının Dağılımı

R2 haplogrubu da Hunzalar, Tacikler, İranlılar, Özbekler, Azeriler, Türkmenler, Moğollar ve Pakistanlı etnik gruplarda mevcuttur.

T Haplogrubu ve Alt Dallarının Dağılımı

T haplogrubu araştırmaya dahil edilen etnik gruplardan İranlılar, Peştunlar, Tacikler ve Özbeklerde mevcuttur.

Afganistan Türkmenlerinin Genetik Yapısı

Afganistan’ın Cüzcan ilinde yaşayan Türkmenlerden birbiriyle akraba olmayan 74 kişi seçilmiş ve bunlardan DNA örneği alınmıştır. Burada dikkat çeken husus, Q haplogrubunun Cüzcanlı Türkmenlerde çoğunluğu oluşturmasıdır. Bu Türkmenlerin hangi boydan olduğu belirtilmese de çeşitli Türkmen grupların bir araya gelmesiyle oluştuğu kesindir. Afganistan Türkmenlerinde Q’dan sonra R1a, J1, J2, N, E1b, G2a, L, R1b gibi haplogruplar görülmektedir. J2 haplogrubuna nazaran J1 haplogrubunun Türkmenlerde daha fazla olması dikkate değer bir durumdur. Yine R1a ve R1b’nin toplamı (R1) ile J1 ve J2’nin toplamı (J) da yine eşit (%18 civarı) orana sahiptir. N haplogrubu ise her zaman olduğu gibi makul ölçülerde Türkmenler arasında dikkate değer bir oranda görülmektedir. E1b, G2a ve L haplogrupları da Türkmenler arasındaki yaygın haplogruplardandır.

afghanistan-turkmens-ydna-haplogroups

Afganistan Özbeklerinin Genetik Yapısı

Afganistan’ın Cüzcan, Sar-i Pol ve Belh illerinden, birbiriyle akraba olmayan 126 Özbek’in DNA örnekleri alınmıştır. Buna göre Afganistan Özbeklerinde en baskın haplogrup R1a olup, daha sonra J2 haplogrubu gelmektedir. R1b, L ve Q haplogrupları da oldukça yoğun görülen haplogruplardandır. C, G2a, N, H, J1, E1b, R2, O ve T gibi haplogruplar da Afganistan Özbekleri arasında görülmektedir.

afghanistan-uzbeks-ydna-haplogroups

Moğolların Genetik Yapısı

Bu araştırmaya aynı zamanda Moğolistan’ın çeşitli bölgelerinde yaşayan Moğollar da dahil edilmiştir. Moğollarda en baskın haplogrup C (%51,3)’dir. C’den sonra sık görülen haplogruplar O (%15), N (%11,9) ve Q (%6,3) haplogruplarıdır. R1b (%4,4), J2 (%3,1), J1 (%1,3), R1a (%1,3), G1 (%0,6) haplogrupları da farklı oranlarda görülen diğer haplogruplardır.

mongolians-ydna-haplogroups

Sonuç 

Sonuç olarak bu araştırmaya dahil edilen etnik gruplar, Orta Asya ve güney kesimindeki halkların çok sayıda haplogrubu içerdiğini göstermektedir. Dolayısıyla “Türkler, Orta Asya’dan gelirken hangi haplogrupları getirdi?” sorusuna cevap verilirken Orta Asya’nın günümüzdeki genetik durumu da göz önüne alınmalıdır. Kuşkusuz Orta Asya, 750 yıl önceki Moğol istilasına kadar daha az C, D ve O haplogrubuna sahipti. Ayrıca her bir Türk budunu veya boyunun farklı haplogruplara mensup oldukları da aynı bölgelerde iç içe yaşayan Türki halkların mevcut genetik yapısından anlaşılmaktadır. Son 1500 yıl içerisindeki göçlerin doğudan batıya (Orta Asya’dan batıya) yapıldığı dikkate alınırsa, 750 ilâ 1000 yıl öncesinde Oğuz Türklerinin de Orta Doğu’ya yaptıkları genetik katkı içerisine G1, G2, H, I2, J1, J2, L, N, Q, R1a, R1b, R2 ve T gibi haplogrupların hepsi dahil edilmelidir. Ayrıca bu göçler sadece Oğuz Türkleriyle de sınırlandırılmamalı; farklı Türki grupların da daha önceki çağlarda veya sonradan batıya göç ettikleri de hesaba katılmalıdır.

 

KAYNAKLAR

[1] Cristofaro et al (2013), Afghan Hindu Kush: Where Eurasian Sub-Continent Gene Flows Converge, PLOS ONE, DOI: 10.1371/journal.pone.0076748

[2] Balanovsky et al (2011), Parallel Evolution of Genes and Languages in the Caucasus Region, Mol Biol Evol October 1, 2011 vol. 28 no. 10 2905-2920 doi: 10.1093/molbev/msr126

[3} J2a1b, M67, http://www.yfull.com/tree/J2a1b/

[4] Gamba et al (2014), Genome flux and stasis in a five millennium transect of European prehistory, Nature Communications5, Article number:5257, doi:10.1038/ncomms6257 Web: http://www.nature.com/ncomms/2014/141021/ncomms6257/full/ncomms6257.html

[5] J2a1h, L24 (M530), Web: http://www.yfull.com/tree/J2a1h/

[6] Y-DNA Haplogroup D, Web: http://isogg.org/tree/ISOGG_HapgrpD.html

[7] Allentoft et al (2015), Population genomics of Bronze Age Eurasia, Nature 522, 167–172 (11 June 2015) doi:10.1038/nature14507, Web: http://www.nature.com/nature/journal/v522/n7555/full/nature14507.html

İlhan Cengiz Hakkında Kısa Bilgi

İlhan Cengiz, genetik (Y-DNA, mtDNA haplogrupları ve otozomal genler) hakkında araştırmacı yazar. Yazara ulaşmak için: https://www.facebook.com/turkgenetik

Yorum yaz

Eposta adresiniz yalnızca editörler tarafından görülebilir. Yorumlar kontrol edildikten sonra yayımlanmaktadır. Küfür veya hakaret içeren yorumlar filtre nedeniyle otomatik silinir. Yorum sahiplerinin IP adresleri sunucuda kaydedilir. Bilimsel değeri olmayan veya ideolojik görüş içeren boş mesajlar yayımlanmaz.


*