Antik J2 Örnekleri ve Otozomal Gen Yapısı

Antik J2 örnekleri haritasının en güncel haline aşağıdan ulaşabilirsiniz:

Antik J2a ve J2b örnekleri (Ancient J2 samples)

J2a, MS 700-900, Hazar Türkleri Dönemi (Saltovo-Mayaki Kültürü), Rusya, Афанасьев 2015.
J2a, MS 550-750, Merovenj Dönemi, Hollanda, Lauwerier et al 2014.
J2b, MS 550-750, Merovenj Dönemi, Hollanda, Lauwerier et al 2014.
J2a, MS 721, Kytmanovo, Sibirya, Allentoft et al. 2015.
J2a, MÖ 50, Sary bel kurganı, Altay, Allentoft et al. 2015.
J2b, MÖ 1009, Norabak, Güney Kafkasya, Allentoft et al. 2015.
J2a, MÖ 1190, Ludas-Varjú-dűlő, Macaristan, Gamba et al 2014.
J2, MÖ 1667, Alsónyék-elkerülő, Macaristan, A.Szecsenyi-Nagy 2015.
J2, Tunç Çağı, Felsőörs-Bárókert, Macaristan, A.Szecsenyi-Nagy 2015.

En Eski J2 Örneği; 
MÖ 9000, Mezolitik Çağ’a ait,  I1293 kod adlı J2a2 örneği, Kuzeydoğu İran‘da Cürcan (Gürgan) yakınlarında Hazar denizi kıyılarında bir mağarada bulunmuştur. Bu örnek en eski J2 halklarının, Hazar Denizi kıyılarını da yurt edindiğine işaret etmektedir.

Antik J2a Örneklerinin Otozomal Gen Yapısı

J2 haplogrubu, Altay ve Sibirya’da çıkan haplogruplar arasında yer alır. Kuzey Altay’da bulunan J2a örneğinin otozomal DNA yapısı Başkurtlara benzemektedir. Sibirya’daki diğer örneğin otozomal yapısı ise en fazla Hakas ve Altaylılara benzemektedir. Macaristan’da bulunan antik J2a örneği (BR2) ise günümüz toplumları içerisinde en fazla Güney Almanyalılara ve Volga Almanlarına benzemektedir. Güney Kafkasyalı Norabak J2b örneği ve Macaristan’daki diğer J2a antik örneklerinin otozomal gen yapısı hakkında yeterli veri bulunmamaktadır.

Altay, Sibirya ve Macaristan’daki J2’lerin Otozomal DNA yapılarıyla ilgili Gedmatch verileri MDLP K7 hesaplayıcısına göre aşağıda yer almaktadır.

J2a Antik Altay Örneği

Sary-bel kurganında bulunan J2a örneği, MÖ 50 yılına, yani Asya Hunları dönemine tarihlendirilmektedir. Sarıbel kurganı örneği taşıdığı otozomal yapı itibariyle ön Türklere mensuptur. Aşağıdaki pasta grafikte J2 örneği, en fazla Altay-Sibirya karakteristiği taşımaktadır. Bu da J2’nin eskiden beri bu bölgedeki varlığına işaret etmektedir. Altaylı J2’nin otozomal yapısı, bu bölgenin yabancısı olmadığını göstermektedir. Bu bölgede bulunan en eski J2 örneğinin yüksek oranlarda Batı Avrasyaİdil-Ural ve Kafkasya özelliği taşıması, J2’nin Kuzey Kafkasya ve Ural-Volga (İdil) arasındaki bölgeden veya Hazar Ötesi (Hazar Denizinin doğusu ve Aral Gölü çevresi) bölgeden gelmiş olabileceğini göstermektedir. Nitekim aynı bölgede yaklaşık 800 yıl sonraki J2 Kytmanovo kurganı örneğinde, Batı Avrasya ve Kafkasya oranlarında üç kat düşüş yaşanırken taşıdığı İdil-Ural karakteristiği kendini koruyabilmiş, ancak Altay-Sibirya karakteristiğinde artış gerçekleşmiştir. Bu da Altay bölgesine varan J2 haplogrubunun zaman içinde bir miktar genetik karışıma uğradığını göstermektedir. Ancak Sibirya ve Altay özelliklerini yine de yoğun miktarda taşıması, çok daha eski zamanlarda bu bölgeye gelmiş olduklarına işaret etmektedir.

j2-north-altai-sary-bel-ancient-y-dna-sample-50bce

Aynı örneği, MDLP K23b ‘ye göre değerlendirecek olursak, Ancestral Altaic, South Central Asian, Caucasian, European Hunter Gatherer, European Early Farmer gibi bileşenler Kafkasoid olarak adlandırılabilen bileşenlerdir. Aşağıdaki pasta grafikten J2’nın bu bölgeye ilk vardığında Kafkasoid bileşenlerin daha ağırlıkta olduğunu görüyoruz. Ancak Kafkasoid oranlarda zamanla azalma olmuş ve sonraki dönemlerde East Eurasian (kuzeydoğu) bileşenlerinde artma başlayacaktır. Bu arada en eski Altay J2 örneğinde North Africa (Kuzey Afrika) ve Near East (Yakın Doğu) bileşenleri hiç yoktur. Bu örnek günümüz halkları içerisinde en fazla Başkurtlara benzer. En yakın olduğu halk Başkurtlar olduğuna göre, geliş istikametinin de Ural-İdil bölgesi olması muhtemeldir.

1

J2a Antik Sibirya Örneği 

Güney Sibirya örneği, Altay örneğinden yaklaşık 800 yıl sonraki döneme, yani Gök Türkler zamanına aittir. Aşağıda pasta grafikte görüldüğü üzere, geçen süre zarfında Altay-Sibirya karakteristiği oranında artış olmuştur. Bu örnek aynı zamanda Ural-Volga ve Paleo İskandinavya özelliğini korumayı başarmıştır. MS 721 yılına tarihlendirilen Sibiryalı J2, Gök Türk dönemiyle ilişkili görünmektedir. Altay’daki MÖ 50 ve MS 721’e ait antik J2 örneklerinin taşıdıkları otozomal yapı, bu iki Y-DNA haplogrubunun bu bölgeye Karadeniz’in kuzeyi ile İdil-Ural arasındaki bölgeden, Kuzey Kafkasya’dan veya bugünkü Aral-Kazak steplerinden geldiğini göstermektedir. Bu örnekler aynı zamanda MDLP K23b ile de incelenmiştir. Bu örnekler “Near East” karakteristiğine sahip değildir. “Near East” karakteristiği, günümüzde en fazla Bedeviler, Suriyeliler ve Lübnanlılarda görülür. Altay ve Sibirya bölgesinde 3000 yıl önceki Altaylı J2’lerin bu bileşeni taşımıyor olması, Levant ile ilgili olmadıklarını göstermektedir. Ek olarak “Paleo-Mediterranean” bileşenini taşımamaları da Akdeniz karakteristiğine sahip olmadıklarını gösteriyor. Ayrıca “South Indian” bileşenine sahip olmamaları Güney Asya (Hindistan) ile bağlantılı olmadıklarını gösteriyor. “North Africa” karakteristiğini taşımamaları da bu örneklerin yakın bir zamanda Orta Doğu ile bağlantılı olmadığına işaret etmektedir. J2’nin Ural-Volga ve Kafkasya karakteristiğindeki zamanla azalma da, bu iki J2a örneğinin geliş yönünün daha çok Ural-Volga, Kuzey Kafkasya veya Aral stepleri (Orta Asya) olabileceğini göstermektedir (MÖ 50’deki örnekte daha fazla Kafkasya, Ural-Volga ve Batı Avrasya karakteristiği vardır). Ayrıca günümüzde bu haplogrubun tespit edilebilen alt dalına günümüz Türkiye Türkleri, Uygurlar ve Balkarlarda da rastlanmıştır. Balkarların Kuzey Kafkasya’da yaşayan yerli bir Türk topluluğu (muhtemelen İdil-Bulgar kökenli) olduğunu hatırlatmakta fayda var. Ancak Sibirya özelliklerini yoğun taşıyor olmaları, bu örneklerin uzun zamandır burada olduklarına işaret etmektedir.

j2-siberia-kytmanovo-ancient-dna-sample-721-ad

Altay’ın kuzeyinde Sibirya’da MS 721 yılına (Gök Türk dönemi) tarihlendirilen J2a örneğini, şimdi ise K23b’ye göre değerlendirelim. MS 721 örneğini, MÖ 50 örneği ile kıyasladığımızda, aradan geçen 750 yıllık süre zarfında, European Early Farmer, European Hunter Gatherer, Caucasian, Ancestral Altaic ve South Central Asian gibi Kafkasoid (West Eurasian vb) oranlarda azalma olmuştur. Bu dönemde East Siberian ve Tungusic oranlarında aşırı bir yükselme vardır. Bu örnek günümüz halklarından en fazla Hakaslar, Altaylılar ve Kazaklara benziyor. Anlaşılan MÖ 50’de bu bölgede West Eurasian oran daha fazla iken MS 721 dolaylarında bu oranlarda bir miktar azalma gerçekleşmiştir. Bu örneğimizde de Near East ve North African bileşenlerine rastlanmamıştır.

2

J2a Antik Macaristan Örneği 

Yaklaşık MÖ 1190 yılına tarihlendirilen Macaristanlı J2a örneği, günümüz halklarından en fazla Güney Almanyalılar ve Volga Almanlarına benzemektedir. Avrupalı en eski J2a örneği en fazla “West Eurasian” karakteristiğini taşımaktadır. Önemli miktarda “Caucasian” karakteristiği de taşımaktadır. Altaylı örneklerle kesişen özellikleri ise gerek K7 gerekse K23b hesaplarına göre “European Early Farmer”, “European Hunter Gatherer”, “Caucasian”, “Paleo Scandinavian”, “Ancestral Altaic” ve “South Central Asian” gibi karakteristikleri taşımasıdır. Bu bölgeye varan J2a-M67, o bölgenin karakteristiği olan “Paleo Mediterranean” özelliğini %33 oranında sonradan edinmiştir. Nitekim o bölgedeki daha eski DNA örnekleri %50’den fazla “Paleo Mediterranean” karakteristiğini taşır. Ayrıca bu bölgeye gelen örneğin Kafkasyalılarda ve Orta Asya’da yoğun görülen M67 dalına mensup olması da Kafkasya’nın kuzeyinden gelmiş olabileceğine işaret etmektedir. Bu arada bazı tarihçiler, M67’nin ağırlıklı olduğu Çeçenleri Orta Asya’da Gök Türk dönemi öncesi Cücenler (JuanJaun’lar) ile ilişkili görmektedir. Otozomal yapısından anlaşıldığı üzere kuvvetli bir ihtimalle Karadenizin kuzeyinden gelen M67, Macaristan üzerinden Akdeniz bölgesi ve Avrupa’nın çeşitli bölgelerine dağılmıştır. Diğer bir ifadeyle J2 haplogrubu, mevcut verilere göre o bölgede sonradan Akdeniz karakteristiğini almıştır.

hungary-ancient-j2a-sample-ydna

Aşağıda MDLP K23b hesaplayıcısı ile bakıldığında Macaristanlı J2a örneğinin, European Hunters Gatherers ve Caucasian bileşenlerine yüksek oranlarda sahip olması ve Ancestral Altaic bileşenini de barındırıyor olması Karadeniz’in kuzeyinden gelmiş olabileceğine işaret etmektedir. Akdeniz karakteristiği ile az miktardaki Near East karakteristiğini bu bölgeye vardığında almıştır. European Early Farmers bileşeninin çoğunluğunu buraya geldiğinde bir kısmını ise buraya gelmeden almış olsa gerektir.

hungary-ancient-j2a

MDLP K23b hesaplayıcısına göre antik Macaristan örneğinin otozomal yapısı:
1. European Hunters Gatherers 37.52
2. Caucasian 27.86
3.European Early Farmers 27.82
4. Near East 3.28
5. Ancestral Altaic 1.43
6. Archaic African 0.52
7. South East Asian 0.33
8. Australoid 0.33
9. South Central Asian 0.26
10. Archaic Human 0.23
11. Subsaharian 0.17
12. Amerindian 0.14

Avrupa Merovenj Dönemi J2a ve J2b Örnekleri 

Hollanda’da Merovenj hanedanı (481-814) dönemine tarihlendirilen mezarlarda iki adet J2 haplogrubu örneği bulundu. 15 no’lu J2a örneğinin 40-46 yaşlarında 168,5 cm boyunda bir erkek olduğu belirtilmektedir. 20 no’lu J2 örneğinin yaşı ve boyuyla ilgili ayrıntılı bilgi yer almamaktadır.

Merovenj hanedanı, 5. ve 8. yüzyıllar arasında Almanya ve Fransa topraklarında hüküm süren bir Frank hanedanıdır.

avar-uzengiGünümüzde Hollanda’da J2 oranı %2,7 oranındadır. O dönemde antik J2 örneklerinin Güney Hollanda’da görülmesi araştırmaya ilginç bir boyut katmıştır. J2 örneklerinin bulunduğu mezarların yanında aynı zamanda at mezarlarının bulunması ve Avar tipi üzengilerin bulunması da J2 örneklerinin Merovenj hanedanına bağlı paralı Avar askerleri olabilecekleri ihtimalini de öne çıkarmaktadır. Nitekim Merovenj hanedanı ile Avarlar aynı dönemlerde Avrupa’da hüküm sürmüşlerdir. J2 örneklerinden ilkinin J2a olduğu kesin görülmekle birlikte M67 olması ihtimali üzerinde de durulmaktadır. Diğer J2 örneğinin ise J2b dalına mensup olması ihtimali vardır.

Hazar Türkleriyle İlişkilendirilen J2a Örneği 

Bir diğer J2 örneği, 8.-9. yüzyıllarda Hazarlara dayandırılan Saltovo-Mayaki kültüründe bulunmuştur. (Афанасьев, 2015)

J2a hangi bölge ile ilişkili olabilir? 

Yukarıdaki üç adet otozomal DNA verisi, Orta Asyalı ve Avrupalı J2a haplogrubunun “Near East” (Yakın Doğu) ve “North Africa” (Kuzey Afrika) ile alakasız olduğunu göstermektedir. Ayrıca “Paleo-Mediterranean” (Paleo Akdeniz) özelliği de J2a-M67 tarafından Macaristan’a vardığında sonradan elde edilmiş bir özelliktir. Dolayısıyla Avrasya’daki antik J2a örneklerinin mevcut otozomal DNA verileri ışığında Bereket Hilali ve Levant ile ilişkili olmadığı açıkça görülmektedir. Maalesef batıda bilim yapanların bir çoğu Mezopotamya ile ilgili elde veri olmamasına rağmen 2000’li yılların başlarından itibaren J2 haplogrubunun Levant ve Mezopotamya’da doğduğunu ve oraya özgü olduğunu iddia etmişlerdir. Oysa ki 2015 yılı itibariyle genetik alanındaki yeni bulgular ve gelişmeler, J2a ile ilgili anlatılan erken dönem çiftçi ve Roma lejyonları hikayelerinin şehir efsanesi olduğunu göstermiştir. Yıllarca anlatılan J2a, R1a ve R1b masalları genetikle ilgilenen kesimi de bir hayli oyalamış ve yalan yanlış bilgiler kafalarda kalıplaşmıştır. Ancak araştıran ve sorgulayan insanların şüphesiz doğruyu bulacaklarına inanıyoruz.

Bu arada J2b ile ilgili henüz otozomal verinin bulunmaması nedeniyle J2b hakkında yorum yapamamaktayız. Ancak J2b’nin Balkanlara Anadolu üzerinden yayılmış olması mümkündür.

J2a’nın göç yolları nelerdir?

Antik J2a örneklerinin mevcut veriler doğrultusunda göç yolu şimdilik aşağıdaki şekildedir. J2’nin ilk doğuş yeri, kesin olmamakla birlikte 30.000 sene önce Batı Asya olarak düşünülmektedir. 30.000 yıl önceki demografik yapıyı bilemediğimiz için bunu bir varsayım olarak kabul ediyoruz. Bu varsayım bağlamında değerlendirecek olursak J2a, Batı Asya’dan Kafkasya’nın kuzeyine ve İdil-Ural bölgesine, oradan Orta Asya, Altay ve Sibirya’ya gitmiş olabilir. İkinci bir ihtimal ise önce Hazar Denizinin güneyinden Orta Asya’ya, daha sonra da Altay’a ve Sibirya’ya gitmiş olabilir. Türklerin en eski atayurdunun Orta Asya, Kuzey Kafkasya veya Anadolu olduğunu iddia eden Türkologların varlığı bilinmektedir.

Yukarıda açıklanan otozomal yapılar dikkate alınırsa, Altay, Sibirya ve Macaristan’daki J2a örnekleri, genel olarak “Near East”, “North Africa” ve Akdeniz karakteristiği taşımamaktadır. Bu yüzden buradaki antik J2a örneklerinin o dönem için Ön Asya ile alakası pek görünmüyor. Şayet 3000 yıl önce J2a, Anadolu, Levant veya Bereket Hilali bölgesinden Altay’a gelmiş olsaydı az miktarda da olsa “Near East”, “North Africa” ve Akdeniz karakteristiği taşıması gerekmez miydi? Bu da bir soru işareti olarak karşımıza çıkmaktadır. Mevcut antik J2a örneklerinin Ön Asya ve Akdeniz karakteristiğini taşımaması, J2a’nın doğuş yeriyle ilgili varsayımlarla ters düşmektedir. Ancak daha eski J2a örnekleri bulunursa daha kesin sonuçlar elde edilebilir.

KAYNAKLAR: 
1. Map of ancient J2a and J2b samples
2. Allentoft et. al, (2015). Population genomics of Bronze Age Eurasia, Nature 522, 167–172 (11 June 2015) doi:10.1038/nature14507
3. Jean Manco, (2015). Iron Age DNA from Europe and West Asia, Web:www.ancestraljourneys.org/ironagedna.shtml
4. Felix Immanuel, (2015). Ancient DNA, Gedmatch codes, Web: http://www.y-str.org/p/ancient-dna.html
5. Szecsenyi-Nagy, Anna (2015) Molecular genetic investigation of the Neolithic population history in the western Carpathian Basin
6
. Gedmatch, Admixture Calculators.
7. https://www.academia.edu/230755/The_earliest_Avar-age_stirrups_or_the_stirrup_controversy_revisited
8. https://www.academia.edu/10159018/2014._Het_Merovingisch_grafveld_The_Merovingian_cemetery_in_R.C.G.M._Lauwerier_and_J.W._De_Kort_2014_Merovingers_in_een_villa_2._Romeinse_villa_en_Merovingisch_grafveld_Borgharen_-_Pasestraat._Onderzoek_2012._Amersfoort_Rapportage_Archeologische_Monumentenzorg_222_211-220
9. Афанасьев (2015), Хазарские конфедераты в бассейне Дона (археологические, антропологические и генетические аспекты)

İlhan Cengiz, Son düzenleme tarihi: 21.09.2015*
http://www.haplogruplar.com/antik-j2-haplogrubu-ornekleri-otozomal-gen-yapisi/

İlhan Cengiz Hakkında Kısa Bilgi

İlhan Cengiz, genetik (Y-DNA, mtDNA haplogrupları ve otozomal genler) hakkında araştırmacı yazar. Yazara ulaşmak için: https://www.facebook.com/turkgenetik

4 yorum - Antik J2 Örnekleri ve Otozomal Gen Yapısı

  1. Hocam devam başaralarınızın devamını diliyorum sonuna kadar devam öylesine aydınlatınız ki beni teşekkür ediyorum

  2. Gerçekten harika yazılarınız,çok teşekkürler aydınlattığğınız için,umarım çalışmalarınızın devamı gelir,kaç aydır heyecanla yeni yazı çıkarmı diye bekliyorum,birde sorularım olucaktı cevap verirseniz sevinirim,
    1-Avrupalı forumlarda halen bence aklen Türkleri İranileştirme çabasında olan bitakım aklı kıt avrupalı ve amerikalılar,
    Uygurların İrani Tocharianlar olduğunu,Özbeklerin ve Türkmenlerin ise asimile olmuş Tacikler olduğunu söylüyolar,bunlar çok saçma ve aklı kıt düşünceleri nerden buluyolar sizce,ve batıdaki Türkleri saymama amacı sizce nedir? ve sizce bunun içinde doğruluk payı varmı?
    yazılarınız için çok teşekkürler,umarım kısa zamanda yeni yazılarınızı araştırmalarınızı paylaşırsınız,esenlikler dilerim

  3. Bu yazıları hazırlayan saygıdeğer insana çok müteşekkirim. Bu konular üzerinden sürekli provakasyon yapılıyordu. Böyle kaynaklı ve tutarlı yazılar provakasyonlara cevap olacaktır. Tekrar ve tekrar teşekkür ederim. Başarılarınızın devamı dilerim.

Yorum yaz

Eposta adresiniz yalnızca editörler tarafından görülebilir. Yorumlar kontrol edildikten sonra yayımlanmaktadır. Küfür veya hakaret içeren yorumlar filtre nedeniyle otomatik silinir. Yorum sahiplerinin IP adresleri sunucuda kaydedilir. Bilimsel değeri olmayan veya ideolojik görüş içeren boş mesajlar yayımlanmaz.


*